İçeriğe geç
Anasayfa » Miras Hukuku Temel Hususlar ve Zümre Sistemi

Miras Hukuku Temel Hususlar ve Zümre Sistemi

Prof. Dr. Gülsün Aygörmez

Ölen bir kişinin, geçişe-devretmeye elverişli olan mallarının (intifâ hakkı, oturma hakkı; kişiye bağlı haklar, devretmeye uygun değildirler) onun mirasçılarına geçişini düzenleyen hukuk kuralları miras hukukunun konusunu oluşturmaktadır. Miras, ölen kişinin geride bırakmış olduğu, devretmeye elverişli olan malvarlığıdır. Bunun hukuk dilindeki karşılığı “tereke”dir. Aynı zamanda miras, terekenin mirasçılara geçişini ifâde etmek için de kullanılmaktadır. Miras bırakan (muris), ölümü ile miras hukuku kurallarını harekete geçiren, ölümüyle mameleki (malvarlığı, hakları ve borçları) mirasçılarına geçen gerçek kişidir (bu kişiye aynı zamanda, müteveffa, müverris, vasiyetçi de denir). Mirasçı, miras bırakanın ölümüyle, terekenin geçeceği gerçek ya da tüzel kişiye denir (bu kişiye varis ya da verese de denebilir, verese varis kelimesinin çoğuludur). Ölüme bağlı tasarruflar, vasiyetnâme ve miras sözleşmesini kapsayan bir üst kavramdır. Ölüme bağlı tasarruf, miras bırakanın, ölümünden sonra geçerli olmasını arzu etiği hükümlerdir. Vasiyet: Mirasbırakanın, mirasçı atamasını veya yüklemeyi öngörmeyen ölüme bağlı bir tasarrufu ile belli bir mal varlığını bir kişiye bırakması, vermesidir. Vasiyetnâme, mirasbırakanın, ölümden sonra geçerli olmak üzere, tek taraflı irâde açıklamasıyla yapmış olduğu tasarruftur (işlem). Miras sözleşmesi, iki taraflı yapılan bir ölüme bağlı tasarruftur (hukukî işlem). Bir tarafı mutlaka miras bırakan, diğer tarafı ise, yasal bir mirasçı ya da başka üçüncü bir kişidir (Öztan, sf 495).

Mirasın geçmesi (intikali): Mirasın geçmesinde, terekenin mirasçılara geçmesi söz konusu olmaktadır. Terekedeki bütün hak ve borçlar bir bütün yeni “kül” olarak geçerler. Bu geçis şekline “küllî halefiyet” denir. Bu şekilde miras geçen mirasçılara da “küllî halef” denir. Miras, külli halefiyette, herhangi bir işleme gerek olmaksızın mirasçılara geçmektedir. (Öztan, sf 495). Küllî halefiyetin karşısında ise, “cüz’î halefiet” bulunur. Burda mirasın mirasçıya geçmesi için Kanun özel şartlar aramaktadır.

Yasal mirasçılar, kanun koyucunun Kanun’da bizzat belirlediği mirasçılardır (bunlar zümre sisteminde yer alırlar). Bunların bir kısmı yine Kanun’da açıkça “saklı payları” bulunduğu belirtilen mirasçılardır (her yasal mirasçı saklı paylı mirasçı değildir).

Zümre sistemi, bir kişiden üreyenlerin, o kişiyle birlikte meydana getirdiği hısımlık topluluğudur. Miras, önce 1. zümreye, orada mirasçı olmaması durumunda 2. zümreye, orada da mirasçı olmaması durumunda 3. zümreye geçer. Eş, zümre sistemine dahil değildir. O nedenle eş, hangi zümre ile mirasçı kaldı ise ona göre yasal miras payı alacaktır. Bu bağlamda:

1. Zümre: Altsoy

Madde 495.- Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur.
Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.

2. Zümre: Ana ve baba

Madde 496.- Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır.

3. Zümre: Büyükana ve büyükbaba

Madde 497.- Altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, büyük ana ve büyük babalarıdır. Bunlar, eşit olarak mirasçıdırlar.  Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan biri altsoyu bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşse, ona düşen pay aynı taraftaki mirasçılara kalır.
Ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisi de altsoyları bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüşlerse, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır.
Sağ kalan eş varsa, büyük ana ve büyük babalardan birinin mirasbırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payı kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçer.
Sağ kalan eş
Madde 499.- Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur:
1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri,
2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı,
3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.