Genel Olarak Tam Yargı Davası
Anayasa’nın 125. maddesinde yazdığı üzere, idare, eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür.
Genel olarak tam yargı davası, idarenin işlemi veya eylemi nedeniyle zarara uğrayan kişi ya da kişilerin zararın giderilmesi için Danıştay ya da idare mahkemesince hukukî sürecin yürütülmesidir.
Tam yargı davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. ve 13. maddesinde düzenlenmiştir. İdari Yargılama Usulü Kanunu ile ilgili hususlarda kanundan bir cevaz alınamazsa bu defa Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri kıyasen uygulama alanı bulacaktır.
- maddeye göre ilgili kişiler idari bir işlem ya da eylemden dolayı haklarının ihlal edilmesine dayalı olarak doğrudan Danıştay’da ya da idare mahkemelerinde iptal ve tam yargı davasını birlikte açabilirler.
- maddeye göre idari eylemden dolayı hakları ihlal edilmiş olan kişiler doğrudan doğruya iptal davası dışında yalnızca tam yargı davası da açabilir.
İdari İşlemi ve/veya Eylemi Yapan Kuruma Başvuru ve Süreler
Tam yargı davası açmadan önce idareye başvurunun yapılması gerekmektedir. Tam yargı davası açılmadan önce ilgili hakkın ihlal edildiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içinde her halükârda 5 yıl içinde, idareye haklarının ihlal edildiğini ve bu ihlal nedeniyle zararlarının olduğunu, zararlarının da idare tarafından kendilerine karşılanmasını başvurmaları gerekir.
Sürenin başlangıcı eylemin öğrenildiği tarih değil, zararın idari eylemden kaynaklandığının öğrenildiği tarihtir. Konu hakkında Danıştay da bu yönde kararlar vermektedir. Örneğin Danıştay 15. Dairesi 21.04.2016 tarihli, E. 2016/1466, K. 2016/2755 sayılı kararında hukuki sorumluluğun koşullarının, her zaman, maddede öngörülen süreler içinde, olayın meydana geldiği anda ve bir arada ortaya çıkması mümkün olamamaktadır. Zararın idari eylemden kaynaklandığının bu sürelerden sonra ortaya çıkması mümkün olabildiği gibi, zararın gerçek miktarı veya illiyet bağı daha sonra da ortaya çıkabilmektedir. Bütün bu olasılıklar göz önünde bulundurulduğunda, 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesinin, yargıya başvuru hakkını ortadan kaldırmayacak, ancak maddeyi de işlevsiz bırakmayacak bir şekilde yorumlanması ve uygulanması gerekmektedir.
İdareye başvuru yapılmazsa dava açma sürecine geçilemez. Eğer idareye başvuru yolu atlanmışsa davanın usulden reddolunması gerekir. Fakat dava, idari yargıda açılması gerekirken adli yargı yerinde açılmışsa ve adli yargı yeri mahkemesi de adli yargı açısından görevsizlik kararı vermişse, bu defa idari yargıda doğrudan dava açılabilir. Yani bu durumda idariye başvuru gerekmemektedir.
İdareye başvuru süresi geçtikten sonra idareye başvurulması durumunda idare başvuruyu reddeder ve kişi bu red üzerine idare mahkemesine başvurursa mahkeme de davayı süreden dolayı reddedecektir. (Danıştay 10. Dairesi, E.1996/1463, K.1997/5220, T.l.12.1997).
İdari Yargıda Açılacak Davalarda Süreler
İdare, başvurunun yapılmasından itibaren 60 gün içinde talebi kabul etmez ya da konu hakkında cevap vermezse, bu defa 30 günlük sürenin bitiminden itibaren 60 gün içinde tam yargı davasının açılması gerekmektedir. İdare 30 günlük cevap süresinde cevap verir ve fakat talebi reddederse bu defa cevap tarihinden itibaren 30 gün içinde tam yargı davası açılmalıdır.

İdare 30 günlük süre içerisinde cevap verir fakat verdiği cevap kesin değilse, kişi bu cevabı isteminin reddi olarak sayabilir ve dava açma yoluna gidebilir. Kişi kesin cevabı bekleyebilir. Kesin cevabın gelmesi 4 ayı geçemez. 4 ayın sonunda ise 60 günlük dava açma süresi işlemeye başlayacaktır. İdare cevap verme süresi bittikten sonra kişiye cevap verirse bu cevap verme eylemi yeni bir dava açma süresini, yani Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük süreyi tekrar başlatır.
Tam Yargı Davaların Yetkili ve Görevli Mahkeme
İdari yargıda yetki kamu düzenindendir. Yetki, hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada hâkim tarafından re’sen dikkate alınır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 36. maddesi uyarınca tam yargı davalarında yetki:
- İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla:
- Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,
- Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer,
- Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer idari mahkemesidir.
Yararlanılan Kaynaklar
Çağlayan, Ramazan, İdari Eylemden Doğan Tam Yargı Davalarında Dava Açma Süreleri, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, IX, 2005, s. 17-33.
Koçak, Nazım Taha, Tam Yargı Davaların Zararın Hesaplanmasına İlişkin İlkeler, Adalet Dergisi, S. 67, 2021, Kasım, s. 325-358.
