İçeriğe geç
Anasayfa » Almanya’da Ekonomi Ceza Hukuku Kavramı

Almanya’da Ekonomi Ceza Hukuku Kavramı

Prof. Dr. Gülsün Aygörmez

Almanya’da kavramsal bir tanımlamanın oldukça sıkıntılı olduğu gerçeği önünde[1] hakkında kanunî bir tanımlamanın yapılmadığı[2] ekonomi ceza hukuku çok genel bir ifadeyle, “toplam suçluluğun bir alt vaka öbeği olarak ekonomik suçluluğa, ceza hukuku eliyle tepki göstermektir”[3] ya da “ekonomi ile alâkalı suç ya da kabahatleri, (adlî ya da idarî) yaptırıma bağlayan tüm yasal düzenlemelere ilişkin olan, kapsayıcı bir kavram”[4] olarak betimlenmektedir. Bilimsel çevrelerde ekonomi ceza hukuku kavramının tanımlamasına ilişkin değişik alanlara yoğunlaşan görüşler[5] mevcuttur:

Suçsal (kriminal) kavram olarak ekonomi ceza hukuku, ceza yargılaması kavramı olarak ekonomi ceza hukuku ve nihayetinde ceza hukuku öğretisi kavramı olarak ekonomi ceza hukuku. 

Suç bilimine ait (kriminolojik) bir kavram olarak ekonomi ceza hukuku daha çok ekonomik suç bilimi (kriminoloji) ile ilişkilendirilen bir tanımlamadır.[7] Burada ekonomi ceza hukuku, yürürlükteki mevcut mevzuattan bağımsız olarak, sosyal açıdan ekonomik suçluluk (Wirtschaftskriminalität) olgusu olarak ele alınmaktadır.[8] “Bu anlamda norm bilimi olarak ekonomi ceza hukuku, ekonomi suçluluğu barındıran eylemlere, adli ya da idarî para cezası (uygulaması) ile tepki gösteren, ceza hukukunun belirli bir alanıdır.”[9] Burada tanımlamalar, fail merkezli – örneğin yüksek sosyal seviyeli kişileri ima eden beyaz yaka suçluluğu[10] -, kuruluş merkezli, zarar[11] ya da mağdur merkezli olarak alt dallara ayrılabilir.[12]

Ceza yargılaması kavramı olarak ekonomi ceza hukuku, Alman Mahkemeler Teşkilâtı Kanunu’nun[14] (Gerichtsverfassungsgesetz – GVG) 74 c maddesinde (4 fıkra, 6 bent hâlinde) ekonomi ceza dairelerinin görev alanına yönelik yapılmış olan düzenlemeye dayanmaktadır.[15] Bu bağlamda bu dairelerin görev alanına öncelikle şu hususlar girmektedir: Kâr amaçlı hukukî koruma ve serbest rekâbet hakkı, buna bağlı ACK (Alman Ceza Kanunu– Das Strafgesetzbuch – StGB) m. 298’de yer alan rekâbeti önleyici söz vermeye dayalı ihale suçu, yine ACK m. 299’da yer alan ticarî işlemlerde rüşvet suçu, şirketler hukuku, banka ve borsa hukuku, vergi hukuku, gümrük hukuku, dış ekonomi hukuku ve malî tekelcilik hukuku, şarap ve gıda maddeleri hukuku, devlet yardımı dolandırıcılığı (ACK m. 264), kredi dolandırıcılığı (ACK m. 264 a) ve sermaye yatırımı dolandırıcılığı (ACK m. 265 b), iflâs ceza hukuku hükümleri (ACK m. 283, 283 c, 283 d; İflas Yönetmeliği m. 15 a).

Bunun dışında ise bazı özel durumlarda, 1. fıkranın 6. bendinde açıkça belirtildiği gibi “Eğer somut olayın değerlendirilmesi, ekonomi hayata ilişkin özel bir bilgi gerektiriyorsa” bu daireler görevlendirilebilirler. Örneğin, ACK m. 263 kapsamında dolandırıcılık, ACK m. 263 a kapsamında bilgisayar dolandırıcılığı, ACK m. 266 kapsamında güveni kötüye kullanma, ACK m. 291 kapsamında gabin, ACK m. 333, 334 kapsamında çıkar sağlama ve rüşvet, ACK m. 266 a kapsamında ücretten yoksun bırakmak suçu ya da başka hukukî düzenlemeler, örneğin Kâr Amaçlı Kiralık İşçi Düzenlemeleri Hakkındaki Kanun, Sosyal Kanun (3. Kitap) vs.[16]

Ceza hukuku öğretisi kavramı olarak ekonomi ceza hukuku görüşü ise temelde Alman ceza hukukçularından Otto’ya[18] dayanmaktadır. Bu tanımlama, cezalandırmaya layık görülen diğer eylemlerden onları ayıran “ekonomik özel suç haksızlığını” temel almaktadır.[19] Bu kavramlaştırmanın ayırıcı yanı, onun ceza hukukunu kendine özgü ve özellikli kılan tüm ögelerini (eylem ceza hukuku, hukukî değerlerin korunması, cezaya layıklık) kullanmasıdır.[20] Bu durumda ekonomi ceza hukukunun farklı yanı onun, bireyler üstündeki ekonomik hayata ilişkin hukukî değerlerin korunmasına hizmet etmesidir.[21] Bu görüşün olumlu tarafı olarak, ceza hukukunun belirleyici özellikleri olan fiil ceza hukuku, hukukî değerlerin korunması ve cezaya lâyıklık alanlarını etkin bir şekilde uygulamaya geçirmesi gösterilmektedir.[22]

Wittig’e[23] göre hukukî değer koruması düşünceleri ve suçların koruma alanı merkezli olarak şöyle bir ayrım yapılabilir: Avrupa Birliği’nin ekonomik korumaya ilişkin uluslar üstü normları, dış ülkelerle yapılan ulusal ticaret ilişkilerinin korunmasına yönelik cezaî normlar, iç ticaretin korunmasına ilişkin cezaî normlar (örneğin vergi, gümrük suçları, serbest rekâbeti korumaya yönelik, bankalarla, kredi ve sigortalarla ilgili işlemsel ilişkilerin korunmasına yönelik olan, bankalara ve borsaya karşı işlenebilen suçlar, rekâbete ilişkin suçlar, tüketiciyi korumaya yönelik olan suçlardan mesela iflâsa ilişkin suçlar, çevreyi korumaya yönelik suçlar).

[1] Krş. Rönnau, ZStW 119 (2007), 887 (894).

[2] Krş. Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 1, s. 4; Többens, Wirtschaftsstrafrecht, s. 1.

[3] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 1 pn. 1, s. 1.

[4] Többens, Wirtschaftsstrafrecht, s. 1.

[5] Bkz. Rönnau, ZStW 119 (2007), 887 (895 ve dev.); Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 5, s. 5; Wabnitz/Janovsky-Dannecker, Handbuch, pn. 5 dev..

[6] Ayrıntılar için bkz. Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 1, s. 4 ve devamı; benzer şekilde krş. Rönnau, ZStW 119 (2007), 887 (895 ve dev.) ve Wabnitz/Janovsky-Dannecker, Handbuch, pn. 5 dev..

[7] Ayrıntılar için bkz. Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 6, s. 5 ve devamı; bu görüşü savunan Rönnau, ZStW 119 (2007), 887 (895 dev.).

[8] Ayrıntılar için bkz. Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 6, s. 5.

[9] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 6, s. 5.

[10] Amerika’da “White – Collar – Criminality“, Almanya’da “Weiße – Kragen – Kriminalität” denilen kavram için bkz. Wabnitz/Janovsky-Dannecker, Handbuch, pn. 6 dev.; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 8, s. 6; konu hakkında ayrıca bakz. Többens, Wirtschaftsstrafrecht, s. 2.

[11] Özel zarar merkezli ayrımda söz konusu olan, ekonomi suçluluğundan ekonomik hayat için gereken güvenin kötüye kullanılması ile ekonomik eylemlerde bulunulan suç ve kabahatlerin bütününü anlaşılmasıdır. Konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalar için bkz. Wabnitz/Janovsky-Dannecker, Handbuch, pn. 9.

[12] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 12, s. 7.

[13] Konu hakkında ayrıntılı açıklamalar ve eleştiriler için bkz. Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 12, s. 7 ve devamı; aynen Rönnau, ZStW 119 (2007), 887 (896); Wabnitz/Janovsky-Dannecker, Handbuch, pn. 7 dev..

[14] Metne Alman Adalet Bakanlığı’nın resmi internet sitesinden erişilebilinir: http://www.gesetze-im-internet.de/gvg/__74c.html

[15] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 21, s. 9; tanımlamaya ilişkin yerinde eleştiriler için bkz. yine Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 24, s. 10; Wabnitz/Janovsky-Dannecker, Handbuch, pn. 8 dev..

[16] Bkz. Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 21, s. 9; Wabnitz/Janovsky-Dannecker, Handbuch, pn. 8.

[17] Bkz. Wabnitz/Janovsky-Dannecker,h Handbuch, pn. 8; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 23, s.10 ve devamı.

[18] Otto, ZStW 96 (1984), 339 (342).

[19] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 26, s. 11; ayrıca bu görüşe yönelik diğer bilimsel çevre eleştirileri için bkz. yine Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 30, 33, 34, s. 12, 13, 14.

[20] Bkz. Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 26, s. 11.

[21] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 27, s. 11.

[22] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 26, s. 11; krş. benzer Wabnitz/Janovsky-Dannecker, Handbuch, pn. 9; ancak bu görüşe yönelik diğer yazar eleştirileri için bkz. yine Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 30, 33, 34, s. 12, 13, 14.

[23] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 2 pn. 31, s. 12; krş. yine Wabnitz/Janovsky-Dannecker, Handbuch, pn. 10.

[24] Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 3 pn. 1, s. 14 ve devamı ve yine Wabnitz/Janovsky-Dannecker, Handbuch, pn. 57 ve dev..