İçeriğe geç
Anasayfa » Almanya’da Bilişim Suçluluğu ve Ekonomi Ceza Hukuku

Almanya’da Bilişim Suçluluğu ve Ekonomi Ceza Hukuku

Prof. Dr. Gülsün Aygörmez

Bilgisayar ve bilgisayar türevi tüm elektronik cihazlardan gündelik hayatta vazgeçmenin artık çok zor olması ve bunlar eliyle gündelik iş ve işlemlerin kolaylıkla yürütülüyor olması gerçeği, yeni bir suçluluk türünü de beraberinde getirmektedir. Bu nedenledir ki adını daha önce duymadığımız “bilgisayar suçluluğu ya da bilişim suçları” yeni bir olgu olarak bu yeni çağda karşımıza çıkmıştır. İşte bilişim düzenekleri üzerinden hatrısayılır derecede yüksek bir oranda ekonomik suç işlenebiliyor olması, bu suçluluk türü ile mücâdeleyi de ekonomi ceza hukukunun esaslı bir uğraş alanı hâline getirmiştir. Sorun uluslar üstü olduğu kadar, ulusları da tek başına bir hayli meşgul eden, ciddi bir kriminolojik alan yaratmaktadır.

Bilişim suçluluğu[1] kavramı

Bilgisayar suçlarının çok farklı şekillerde tezahür etmesi, onları bir eylem şemsiyesi altında toplamayı zorlaştırmaktadır, ki bu ne yasa koyucunun ne de kriminologların bilişim suçluluğu kavramını neden tam olarak tanımlayamadığını bir nebze de olsa açıklamaktadır.[2] Bununla birlikte bilimsel çevrelerde[3] oturmaya başlayan anlayış, bilgisayar suçluluğununun cezalandırılabilir ve cezalandırmaya lâyık olan elektronik veriler üzerinde çalışma gerektiren hareketlere ilişkin bir üst kavram olduğu şeklindedir. Bu bağlamda malvarlığına yönelik olma özellikle gerekli görülmemektedir.[4] Bilgisayar suçluluğunun söz konusu olduğu temel alanlar bu durumda, program ya da veri taşıyıcılarına yönelik manipülasyonlar, korunan verilerin yetkisiz bir şekilde ele geçirilmesi ya da bunların ifşâ edilmesi, program ya da bilgisayarların sabote edilmesi, bilgisayar, program, veri çalışma ünitelerinin yetkisiz bir şekilde kullanılması ve programlardan yetkisiz bir şekilde yararlanılmasıdır.[5]  

Bilgisayar uygulamalarının gündelik hayatta kullanımının artması ve buna bağlı yeni suç türlerinin türemesiyle birlikte, ceza hukuku da bu gelişmelere ayak uydurmaya zorlanır hâle gelmiştir. Alman ceza hukukçularına[6] göre çağdaş ceza hukuku, bu sebeple “sınırlarını zorlamakta”dır. Nitekim bilişim suçlarında ceza hukukunun bildik normlarıyla uyuşmayan sayısız tartışmalı husus vardır. Meselâ suç konusu ve suç aracı olarak kabul edilen kavramlar çoğunlukla cismanî değillerdir.[7] Bu bağlamda veri, ağ, yazılım ve bilgisayar vb. gibi kavramlar yoluyla ceza hukukunun uygulama alanı gün ve gün genişlemektedir.[8]

Bu alanda gelişen bilgisayar suçluluğu olgusu da bu noktada hem “fiil konusu” hem de “fiil aracı” olan “bilgisayar”la bağlantılı olarak işlenen suçları kapsamaktadır.[9] “Bilgisayar ceza hukuku” bu durumda, internet ceza hukuku ve medya ceza hukukunun ve bunun devamında oldukça kapsamlı bilişim ceza hukuku ilk adımını teşkil etmektedir.[10]

Bilişim suçluluğu ile mücadele

Bilişim suçluluğu ile mücadele adına Almanya’da birçok yasal düzenlemeye girişilmiştir. Bunlardan en önemlisi 15. 5. 1986 tarihli olan, İkinci Ekonomik Suçlulukla Mücâdele Kanunu[11]’dur (das Zweite Gesetz zur Bekämpung der Wirtschaftskriminalität – WiKG).[12] Bu Kanun, 22. 11. 2003 tarihli 35. Ceza Değişikliği Kanunu[13] 1. maddesi 10. fıkrası (das 35. Strafänderungsgesetz – StÄG) eliyle de özellikle bilişim (bilgisayar) suçluluğu ile mücâdele alanında genişletilmiştir (özellikle bkz. 152 a IV, 202 a, b, c, 269, 270, 303 a, b, 348).[14]

Bunun ardından ise 1.08.1997 tarihinde Bilgilendirim ve İletişim Hizmetleri Kanunu[15] (Informations- und Komminikationsdienstegesetz – IuKDG) yürürlüğe sokulmuştur. Bu Kanun eliyle veri sunucularına kaydedilen içeriğin yazıyla eşdeğer tutulması öngörülerek, bunların ceza hukuku koruması altına girmeleri sağlanmıştır (bkz. ACK m. 86, 86a I bent 1, 90a, 130a, 140 bent 2, 184, 187).[16] Bu bağlamda Tele Hizmetler Kanunu[17] (Teledienstegesetz – TDG) ve bunun ardından gelen Tele Medya Kanunu[18]’nu da (Telemediengesetz – TMG) anmak gerekir.

Son olarak 11.08.2007 tarihinde AB bilişim suçları mevzuatına uyum gereği, Bilgisayar Suçluluğu ile Mücâdele Amaçlı Ceza Hukuku Değişikliği Kanunu[19] yürürlüğe girmiştir.[20] Böylelikle bir başkasının bilişim sistemine izinsiz girme (Hacking), saldırı ve diğer bilişim suç türleri, içeriksel olarak genişletilmişlerdir (ACK m. 202a, 303a, 303b).[21]  

Bilgisayar suçluluğuna ilişkin suçlar

Bunlar Alman Ceza Kanunu ve özel ceza kanunları içerisinde dağınık bir şekilde yer almaktadırlar. Bilişim suçlarının belli başlıları şunlardır (ayrıntılı açıklamalar için Wabnitz/Janovsky-Bär, Handbuch, 12 Bölüm pn. 6):

ACK m. 202 a verilere girişi araştırmak, m. 263 a bilgisayar dolandırıcılığı, m. 269, 270, 274 delillendirmede esaslı verileri taklit etme ve gizleme, m. 303 a, 303 b verileri değiştirme ve bilgisayar sabotajı, Telif Hakkı Kanunu (Gesetz über Urheberrecht und verwandte Schutzrechte (Urheberrechtsgesetz – UrhG) m. 106 ve dev. programların yasa dışı kullanımı, Federal Verileri Koruma Kanunu m. 43, 44 ve diğer Federe Devlet Verileri Koruma Kanunları (Bundesdatenschutzgesetz und Landesdatenschutzgesetze) kişilik hakkı ihlalleri. Burada söz konusu edilen suçlar, aynı anda birden fazla suça vücut verebilirler (meselâ verilerin kopyalanmasının, ACK m. 202 a’ya ve Haksız Rekâbete Karşı Kanun (Das Gesetz gegen den unlauteren Wettbewerb – UWG) m. 17 II’ye girebileceği gibi.

 

[1] Almanya’da bilişim suçluluğu kavrama denk gelecek şekilde eşanlamlı olarak bilgisayar suçluluğu (Computerkriminalität), yüksek teknoloji suçluluğu (High-Tech-Kriminalität) ve siber suçluluk (Cyberkriminalität) kullanılmaktadır. Aynı şekilde bilişim ceza hukuku için, elektronik bilgi (veri işletimi) ceza hukuku (EDV-Strafrecht), bilgisayar ceza hukuku (Computerstrafrecht), internet ceza hukuku (Internetstrafrecht) gibi kavramlar da kullanılmaktadır. Bu çalışma kapsamında bilişim ceza hukuku kavramına öncelik verilmiş, bunun yanında bilişim suçluluğu ya da suçları kavramı, bilgisayar suçluluğu ve suçları kavramıyla eşanlamlı olarak kullanılmıştır.

[2] Wabnitz/JanovskyBär, Handbuch, 12 Bölüm pn. 4.

[3] Bkz. doğrudan Wabnitz/JanovskyBär, Handbuch, 12 Bölüm pn. 4.

[4] Wabnitz/JanovskyBär, Handbuch, 12 Bölüm pn. 4.

[5] Wabnitz/JanovskyBär, Handbuch, 12 Bölüm pn. 5.

[6] Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 122.

[7] Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 122.

[8] Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 122.

[9] Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 123.

[10] Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 123.

[11] Federal Resmî Dergi I, s. 721, 722.

[12] Schönke/SchröderCramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 1; Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 124.

[13] Federal Resmî Dergi I, s. 2838.

[14] Schönke/SchröderCramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 1; Kanun’un ilgili maddelerine yönelik eleştirisel bir değerlendirme için bkz. Haft, NStZ 1987, 6 dev..

[15] Federal Resmî Dergi I, 1997, s. 1870.

[16] Achenbach/Ransiek-Heghmanns, Handbuch, § 6 1 pn. 5.

[17] Federal Resmî Dergi I, 1997, s. 1870.

[18] Federal Resmî Dergi I, 2007, s. 179.

[19] Federal Resmî Dergi I, 2007, s. 1786.

[20] Kanun’a ilişkin değerlendirme için bkz. Ernst, NJW 2007, 2661 dev..

[21] Krş. Ernst, NJW 2007, 2661 (2661).