İçeriğe geç
Anasayfa » Alman Ceza Hukukunda Bilgisayar Dolandırıcılığı: ACK m. 263a

Alman Ceza Hukukunda Bilgisayar Dolandırıcılığı: ACK m. 263a

Av. Prof. Dr. Gülsün Ayhan Aygörmez

Almanca’da “Computerbetrug” olarak anılan Alman Ceza Kanunu m. 263 a “Bilgisayar Dolandırıcılığı” şu şekildedir:

(1) Wer in der Absicht, sich oder einem Dritten einen rechtswidrigen Vermögensvorteil zu verschaffen, das Vermögen eines anderen dadurch beschädigt, daß er das Ergebnis eines Datenverarbeitungsvorgangs durch unrichtige Gestaltung des Programms, durch Verwendung unrichtiger oder unvollständiger Daten, durch unbefugte Verwendung von Daten oder sonst durch unbefugte Einwirkung auf den Ablauf beeinflußt, wird mit Freiheitsstrafe bis zu fünf Jahren oder mit Geldstrafe bestraft.

(2) § 263 Abs. 2 bis 7 gilt entsprechend.

(3) Wer eine Straftat nach Absatz 1 vorbereitet, indem er Computerprogramme, deren Zweck die Begehung einer solchen Tat ist, herstellt, sich oder einem anderen verschafft, feilhält, verwahrt oder einem anderen überlässt, wird mit Freiheitsstrafe bis zu drei Jahren oder mit Geldstrafe bestraft.

(4) In den Fällen des Absatzes 3 gilt § 149 Abs. 2 und 3 entsprechend.

Madde Türkçe’ye şöyle çevrilebilir:

(1) Her kim kendisine ya da üçüncü bir kişiye hukuka aykırı bir şekilde malvarlığı menfaati sağlamak amacıyla, gerçeğe aykırı bir program oluşturma, eksik ya da gerçek dışı verilerin kullanımı, verilerin izinsiz kullanımı ya da gidişatı herhangi bir şekilde izinsiz etkileme yoluyla tesir ederek verilerin işleyişi süreciyle erişilen neticeye etkide bulunmak yoluyla bir başkasının malvarlığına zarar verir ise, beş yıla kadar özgürlüğü bağlayıcı ceza ya da adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) ACK 263 II’den VII’ye kadar olan hükümler aynen geçerlidir.

(3) Her kim birinci fıkra anlamındaki bir fiilin işlenmesi amacıyla bir bilgisayar programı üretir, kendisi ya da bir başkası için temin eder, ayırır, muhafaza eder ya da bir başkasına devrederek, birinci fıkrada geçen suça hazırlanır ise, üç yıla kadar özgürlüğü bağlayıcı ceza ya da adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Üçüncü fıkrada geçen hâllerde ACK m. 149 II ve III uygulama bulur.

Federal Kriminal Bürosunun Polis Kriminal İstatistiği verilerine göre, her yıl ACK m. 263 a’ya göre işlenen 45.000 civarında suç içermektedir.[1] Şimdiye kadar yüksek yargının yayımlanmış bilgisayar suçu kararları çoğunlukla, bankamatiklerin kod kartlarının kötüye kullanılmasına ilişkindir.[2] Bankamatik/kartların kötüye kullanımı dışında, zarara uğrayan işletmenin daha doğrusu işletmenin, çalışan ve veri işletimci personelinin failliği de söz konusu olmaktadır.[3]  

Bilgisayar dolandırıcılığına ilişkin madde her ne kadar tek başına bir suç şekli olsa da, genel anlamda dolandırıcılık (ACK m. 263) suçuyla yapısal bir benzerlik göstermektedir.[8] Nitekim ACK m. 263 a, kişi merkezli hile, hata ve malvarlığı tasarrufları unsurlarını kapsayamayan mevcut hükümlerin yarattığı açığı kapatmıştır[9] ve bu sebepledir ki ACK m. 263 a, ACK m. 263’ten ayrılmaktadır.[10] Ancak hükmün yorumunda ilgili madde olan yapısal yakınlık sebebiyle mutlaka göz önünde bulundurulması icâp eder.[11]

Madde ile korunan hukukî değer, malvarlığıdır.[12] Suç özgü suç olmayıp, herkes tarafından işlenebilir bir suç niteliğindedir.[13] Ayrıca hüküm, bir netice suçu niteliğindedir.[14]

Bilgisayar suçluluğunun nesnel tipikliği failin gerçeğe aykırı bir şekilde program yapması, gerçeğe aykırı, hatalı verilerin kullanımı, verilerin izinsiz kullanımı ya da verilerin işleyişi sürecine müdahâlede bulunmak suretiyle sonuçları etkilemek yoluyla, bir başkasının malvarlığına zarar vermek fiilleri üzerine oturmaktadır.[15] Buna ilâveten suç hareketi ile malvarlığı zararı arasında nedensellik bağın ve nesnel yüklenebilirliğin kurulabilmesi gerekmektedir.[16]

Suçun maddî tipiklik unsurları, fâilin verilerin işleyişi süreci neticelerine etkide bulunması ve bu nedenle de başkalarının malvarlığına zarar vermesi üzerine oturur.[17] Suç fiili hareketlerinin ortak özelliği ise veri işleme sürecidir. 

Veri kavramı

Kanun’da açıkça tanımlanmamış olan veri kavramı, simgeler ya da işlevlerin şematik mutabakatı ile meydana getirilen bilgiler olarak ifade edilmektedir.[20] Bilgi ise, her türlü bilgi bütünlüğü; mutabakat ise sayesinde bir simge ya da işlev anlayışının oturtulabildiği uzlaşı olarak tanımlanabilir.[21] Veri kavramı, kodlanabilir tüm bilgileri içine alır ve bu yüzden de işletime hizmet eden programları da kapsar.[22] Kavram için önemli olan, bilgilerin bilgi olarak işletim sürecinin neticesi içerisinde yer alması ya da başka amaçlar için oluşturulmuş olması değildir.[23] Kavramın tipikliğe uygun olması için, verinin elektronik, mağnetik ya da başka bir şekilde, doğrudan doğruya algılanabilir olarak kaydedilmesi veya aktarılması lazımdır.[24]

Verilerin işletilmesi

Verilerin işletilmesinden, bünyesinde verilerin kaydı ve bunların programlarla ilişkilendirilmesi yoluyla bir çalışma neticesinin amaçlandığı, teknik süreçler anlaşılmalıdır.[25] Kanun’un verilerin işletilmesi süreçlerinden bahsettiği hâllerde, sadece somut, söz konusu neticeyi öngören gidişatlar kastedilmektedir.[26] Bunun dışında ise verilerin işletletilmesi genel olarak, geniş anlamda işletim süreçleriyle bağlantılı verilerin kullanımını kapsayan, tüm çalışma alanını da betimlemektedir.[27] Bu da çoğunlukla elektronik bilgi işlem sistemlerinde söz konusu olabilmektedir.[28] Bu nedenle tamamıyla mekanik araçlar kapsam dışında olsa gerekir.[29] Bununla birlikte ürün ve ifa otomatlarına verilen parayı inceleyen ve özellikle para üstü veren sistemler eklenebilmektedir, işte bunlarda bir veri işletimi neticesinin söz konusu olduğunu kabul etmek gerekir.[30]

Suç hareketleri

Suç fiilleri tahdidi olarak belirtilmiş olup, maddede geçen “diğer” kavramı bu hususta tartışma yaratmış olsa da,[31] genel olarak suç fiilleri bir üst kavram altında şu şekilde nitelendirilmektedirler:[32]Verilerin işlemesi süreci neticelerine etki eden, gidişatı yetkisizce etkilemeye yönelik olan araç[33]. Bu hareketler tahdidi olduklarından katîdirler ve kıyas yoluyla genişletilemez.[34] Bununla birlikte suç fiilleri ihmâlî olarak işlenebilir.[35]

Bu bağlamda madde metninde geçen dört seçimlik hareket şunlardır:[36] Gerçeğe aykırı olarak program oluşturmak, gerçeğe aykırı ve eksik verilerin kullanılması, verilerin izinsiz kullanılması, başka şekilde gidişata izinsiz etkide bulunmak.

Gerçeğe aykırı olarak program oluşturmak (şekillendirmek)

Bu unsur yalnızca daha açıklayıcı olmaya yönelik bir anlam taşımaktadır, zira program da bir veridir ve gerçeğe aykırılık hâlinde bir veri olarak madde kapsamına zaten girmektedir.[37] Bu unsur altında, önceden ya da sonradan gerçekleştirilebilen program manipülasyonlarını (yönlendirimlerini) saymak gerekir.[38]

Program, verilerin işleyiş sürecinin her bir gidişat aşamasının veriler merkezli olarak yönlendirilmesi olarak tanımlanmaktadır.[39] Program oluşturma ya da program şekillendirmeden anlaşılması gereken, bir program üzerinde yapılabilecek her türlü değişikliktir.[40] Bu yeni bir program yaratılması şeklinde olabileceği gibi, hâli hazırdaki bir programın değiştirilerek şekillendirilmesi şeklinde de meydana getirilebilir.[41] Mesela önceden hatalı bir program yapma, sonradan programı silerek, eklemeler yaparak vs. değiştirme.[42]

Ancak programın ne zaman gerçeğe aykırı olduğunun tespiti oldukça zorluk çıkarmaktadır.[43] Program oluşturmanının gerçeğe aykırı olmasında belirleyici olanın, tasarrufa hakkı olanın rızası hilafına hareket etme olmadığı belirtilmektedir (öznel yorum).[44] Eğer program sadece tesadüfen değil, aksine sistematik bir çalışma yöntemiyle verilerin işletilmesi amacına uygun bir neticeye erişmeyi sağlacak biçimde oluşturulmuş ise, işte ancak bu durumda doğru bir şekilde oluşturulmuş olacaktır.[45] Yani burada önemli olan tarafsız, nesnel hatalı bir netice yaratılmasıdır (nesnel yorum).[46] Bu durumda meselâ sigorta şirketleri ifaları için çeşitli şekillerde programlar oluşturabilirler, ama bunlar sistem işletimcisinin iradesinden bağımsız bir şekilde, ifaların kanunî koşullarıyla uyuşmayan neticeler üretecek olurlarsa, işte bu durumda gerçeğe aykırı olacaklardır.[47] Yani burada önemli olan yalnızca nesnel bir uyuşmazlık bulunmasıdır.[48] Bu uyuşmazlık, programlamanın verilerin gerçeğe aykırı bir bağlantı yaratması suretiyle de meydana gelebilir.[49] Bu sebepten dolayı doğru neticelere ulaşıldığı durumlarda, önceden belirlenen programda meydana gelen sapmalar, esaslı, tipe uygun kabul edilmemelidirler.[50]

Gerçeğe aykırı ve eksik verilerin kullanımı

Bu unsur uygulamada sıklıkla karşılaşılan kayıt ve arama manupupasyonlarını içine almaktadır.[51] Bu bağlamda bu hareket, dolandırıcılık suçundaki hileli hareketle en açık şekilde paralellik gösteren hareket türü niteliğindedir.[52]

Kullanma, başlamış ya da henüz sonlanmış veri işletim sürecine girmek anlamındadır.[53] Bunun aracısız gerçekleşmesi mutlaka lazım değildir.[54] Bu durumda dolaylı failliğin söz konusu olabileceği, veri kurum personeli, program çalışanı ya da dışardan üçüncü bir kişi yoluyla da dolaylı giriş de söz konusu olabilir.[55] Bu daha çok, gerçeğe aykırılık hakkında bilginin bulunmaması sebebiyle kasıt olmaksızın hareket etmede söz konusudur.[56]

Kullanılan verinin gerçeğe aykırı olmasıyla (yanlış) kastedilenin, veriler yoluyla takdim edilen bilgilerin, dolandırıcılık suçunda olduğu gibi sahte ya da değiştirilmiş olgular olduğudur.[57] Bu nedenle dolandırıcılık suçu burada yine göz önünde bulundurulmalıdır.[58] Eksik ile anlatılmak istenen ise, verilerin gerçek olgular hakkındaki bilgileri yükümlülüklere aykırı (yetersiz) bir şekilde gizlemesidir.[59] Bu durumda söz konusu olgu hakkında tam bilgi alınamıyorsa, veri eksik demektir.[60]

Verilerin izinsiz kullanımı

Bu unsur Alman ceza hukukçularınca[61] temelde belirsiz ve çerçevesi tartışmalı olarak nitelendirilmektedir. Burada söz konusu olan ise gerçeğe aykırı değil, aksine doğru verilerin kullanımıdır.[62]

Verilerin izinsiz kullanımıyla kastedilen hareketler, belirli verilerin kullanımı amacıyla mevcut olmayan bir izin yoluyla, verilerin işleyiş süreci neticelerini çarptıran hareketlerdir.[63] Bu sebeple de izin kavramı konusunda dar kapsamlı bir yorum konusunda birlik bulunmakla birlikte[64], bu unsurun[65] içeriğinin nasıl doldurulması gerektiği hususunda fikir ayrılıkları bulunmakta ve bunlar “karmaşık bir çeşitlilik”[66] arzetmektedir:[67]

Bu bağlamda öncelikle izinsiz veri kullanımında kısmen bilgisayar merkezli süreçler esas alınmakta, kısmen de programın şekillendirilmesi göz önünde bulundurulmaktadır (bilgisayar merkezli yorum).[68] Diğer bir taraftan ise, sözleşmeyle getirilen “- e bilme” hususundaki yetkilendirme eksikliğine ya da hareketin, hakkı olanın açık ya da varsayılan rızası hilafına olması belirleyici kabul edilmektedir (öznel yorum).[69] Yani burada belirleyici olan hakkı olanın irâdesi hilafına hareket etmektir.[70] Yine bir başka çözüm önerisi olarak, ACK m. 265 a I ile karşılaştırmalı bir hile benzeri hareket şart koşulmaktadır (dolandırıcılık benzeri yorum).[71] Bu son çoğunlukça[72] kabul gören öneri, ACK m. 263 merkezli bir yorumdan hareket etmeyi savunmaktadır. Bu durumda izinsiz veri kullanımı, dolandırıcılık karekteri taşımalıdır.[73] Alman Yüksek Mahkemeleri[74] de doğrudan 263 ile paralelliğe atıf yapmasa da, dolandırıcılık karakterini temel almaktadır.[75]

Bu bağlamda bu kavram altına, bankamatiklerin kötüye kullanımını sokulmaktadır.[76] Yine aynı şekilde banka hesap sahibinin kredisini aşması yoluyla kötüye kullanım filleri de, kavrama dahil görülmektedir.[77] Online bankacılıkta hakkı olmayanın hesap sahibinin bilgilerini kullanarak eylemde bulunması da yine izinsiz veri kullanımına örnektir.[78]

Başka şekilde gidişata izinsiz etkide bulunmak

Bu unsur, diğer seçimlik unsurların kapsamadığı manipülasyonları içine almaktadır.[79] Bu nedenle de temel işlevi bu alandaki boşluğu tamamlamakla sınırlıdır.[80] Burada etkilemenin tipik olması için, bilgi işleyişine içeriksel olarak tesir etmiş olması gerekir.[81] Bu nedenle de çıktı, baskı, tahvil, donanım manipülasyonları buraya dahil edilebilirler.[82]

Verilerin işleyişi süreci sonundaki neticeleri etkileme

Sonuç olarak ise, neticenin etkilenmiş olması gerekmektedir. Yani veri işleyişi sürecinin neticesine etkide bulunmak, suç hareketinin bir sonucu olmalıdır.[83] Program hedeflenen amaca uygun neticeden şaşmış ise, bu durumda neticenin etkilenmesi mevzu bahistir.[84] Dolandırıcılık suçuyla yapısal benzerlik bulunması şu çıkarımları beraberinde getirmektedir:[85] Öncelikle işleyiş neticesinin, esaslı bir malvarlığı tasavvuru niteliğinde olması, doğrudan, yani fail için ilâve suç aşamaları gerektirmemesi ve malvarlığını azaltıcı etkide olması icâp eder.[86]

Etkilemekten söz edebilmek için ise, fiil hareketinin işleyiş neticesi üzerinde nedensel olması gereklidir.[87] Bu durumda sadece hatalı bir neticenin yaratılması değil, ayrıca 3. ve 4. seçimlik hareketler anlamında dolanlı, izinsiz bir eylem yoluyla doğru bir veri işletiminin uygulamaya sokulmuş olması lazımdır.[88]

Malvarlığına zarar verme

Verilerin işleyişi sürecinde neticelere etkide bulunmak sûretiyle bir malvarlığı zararının meydana gelmesi gerekir.[89] Bu nedenle bilgisayar dolandırıcılığı suçu bir netice suçu olarak kabul edilmektedir.[90] Malvarlığına zarar verme hususunda ise madde dolandırıcık suçuyla tamamiyle uyuşmaktadır.[91] Somut malvarlığı tehlikesi de zarar kavramına dahildir.[92]

Demek ki bir malvarlığı zararından bahsedebilmek için herşeyden önce bu zararın yapılan manipülasyonun (yönlendirimin) doğrudan sonucu olması icâp eder.[93] Bu nedenle bağlantılı gelişen donanım ya da yazılım zararları bu anlamda bir malvarlığı zararı olarak kabul edilmezler.[94]

Kasıt

Manevi unsurun oluşması için, olası kasıt varlığı yeterli olup,[95] dolandırıcılık suçu kapsamında ele anılan hususlar burada da geçerlilik bulacaklardır.[96] Nitelim izinsiz kavramı altında, dolandırıcılık merkezli koşullar yer almaktadır.[97] Bu unsur üzerinde yapılacak bir hata fiilî hata olarak kabul edilmelidir.[98]

Fâilin ayrıca kendisine ya da bir başkasına hukuka aykırı olarak bir malvarlığı menfaatı sağlama amacı ile hareket etmesi gerekir.[99] Bu anlamda sadece yazılım ve donanımlarda meydana getirilen maddî zararlar yeterli değildir, çünkü failin amaçladığı menfaat artışı buna yönelik değildir.[100]

Bilgisayar dolandırıcılığı suçunun ayırıcı bir özelliği: ACK m. 263 a III gereği hazırlık hareketlerinin cezalandırılması

Bilgisayar dolandırıcılığına hazırlık tek başına cezalandırılabilir bir fiil niteliği taşımaktadır. Bilimsel çevrelerde[101] bu sebeple hükmü “alışılmış dışı bir hüküm” olarak nitelendirilenler de bulunmaktadır, zirâ normalde hazırlık hareketleri cezalandırılmamaktadırlar. 2003’ten bu yana uygulamada olan bu hüküm ile, ilgili suçu işlemek amacıyla bilgisayar programları oluşturmak için hazırlıkta bulunmak cezalandırılmaktadır.[102]

[1] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 6.

[2] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 6.

[3] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 6.

[4] Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 1; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 1; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 2, 3; MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 10.

[5] Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 1.

[6] Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 1; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 1.

[7] Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 1; krş. ayrıca Lackner/Kühl, § 263 a pn. 2.

[8] Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 138; MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 4; Achenbach/Ransiek-Heghmanns, Handbuch, § 6 1 pn. 185; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 2; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 4; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 3.

[9] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 1; Achenbach/Ransiek-Heghmanns, Handbuch, § 6 1 pn. 185.

[10] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 2; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 4.

[11] Marberth-Kubicki, Computer- und Internetstrafrecht, B I pn. 52; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 4.

[12] Achenbach/Ransiek-Heghmanns, Handbuch, § 6 1 pn. 182; Marberth-Kubicki, Computer- und Internetstrafrecht, B I pn. 53; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 2; Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 1; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 1; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 1; MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 1.

[13] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263a pn. 2.

[14] MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 2.

[15] Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 3; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 7.

[16] Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 3; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 7.

[17] MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 11 dev.; Achenbach/Ransiek-Heghmanns, Handbuch, § 6 1 pn. 184.

[18] Bkz. meselâ BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 6 dev..

[19] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 3.

[20] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 10; MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 13.

[21] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 10.

[22] Lackner/Kühl, § 263 a, pn. 3; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 6; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 6: “işletim derecesine bakmaksızın tüm kodlanan ve kodlanabilir bilgiler, verilerdir” ve “işletime hizmet eden programlar da veridirler”.

[23] Lackner/Kühl, § 263 a, pn. 3.

[24] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 10.

[25] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 4; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 12.

[26] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 8; MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 14; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 4.

[27] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 4.

[28] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 4.

[29] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 4; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 9.

[30] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 4.

[31] Bkz. örneğin Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 pn. 8, üç seçimlik hareket olduğunu kabûl etmekte ve bunun bir alt dal olduğunu düşünmektedirler; kavramı yerinde bulmayan Lackner/Kühl, § 263 a pn. 5.

[32] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 5.

[33] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 5.

[34] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 5.

[35] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 5.

[36] Marberth-Kubicki, Computer- und Internetstrafrecht, B I pn. 54 dev.; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 5 dev.; Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 138 dev.; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 10 dev.; MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 20 dev.; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 10 dev..

[37] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 6; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 10; Achenbach/Ransiek-Heghmanns, Handbuch, § 6 1 pn. 186; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 13 ise bu ilk alternatifle, program manipülasyonlarının tehlikeliliğine vurgu yapıldığını belirtmektedirler.

[38] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 6.

[39] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 13.

[40] BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 12.

[41] BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 12; Tiedemann, Wirtschaftsstrafrecht BT, § 10 pn. 480: önceki yada sonraki program manipülasyonları.

[42] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 13; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 10.

[43] BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 13.

[44] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 7; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 13; görüş savunuvularından Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 14; aynı şekilde Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 5; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 11; Achenbach/Ransiek-Heghmanns, Handbuch, § 6 1 pn. 186.

[45] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 7; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 13; görüş savunucularından Tiedemann, Wirtschaftsstrafrecht BT, § 10 pn. 481.

[46] Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 139; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 13; Marberth-Kubicki, Computer- und Internetstrafrecht, B I pn. 56.

[47] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 7.

[48] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 7.

[49] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 7; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 13.

[50] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 7.

[51] Tiedemann, Wirtschaftsstrafrecht BT, § 10 pn. 482; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 12; Marberth-Kubicki, Computer- und Internetstrafrecht, B I pn. 59; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 8; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 14; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 16; Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 141.

[52] Tiedemann, Wirtschaftsstrafrecht BT, § 10 pn. 482.

[53] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 16; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 9; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 14.

[54] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 14; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 9.

[55] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 9; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 15; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 14.

[56] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 9.

[57] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 10; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 17.

[58] BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 17.

[59] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 10; krş. benzer BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 17.

[60] Tiedemann, Wirtschaftsstrafrecht BT, § 10 pn. 482; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 17.

[61] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 11; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 28; Achenbach/Ransiek-Heghmanns, Handbuch, § 6 1 pn. 192; Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 144.

[62] BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 19; Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 7.

[63] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 19.

[64] Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 9; Tiedemann, Wirtschaftsstrafrecht BT, § 10 pn. 483; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 12.

[65] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 21.

[66] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 12.

[67] Tüm bu görüşler için bkz. ayrıntılı MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 35 dev..

[68] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 12; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 22.

[69] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 12; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 21.

[70] Bkz. görüş savunuclarından Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 27.

[71] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 13; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 23; dolandırıcılıkta hile merkezli değil, tersine hata merkezli bir yaklaşım savunan Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 147.

[72] Marberth-Kubicki, Computer- und Internetstrafrecht, B I pn. 60; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 13; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 23; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 16.

[73] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 13.

[74] BGHSt 47, 160 (163); OLG Düsseldorf NStZ-RR 1998, 137 dev.; OLG Karlsruhe NStZ 2004, 333 dev.; OLG Köln NJW 1992, 125 dev..

[75] Krş. Lackner/Kühl, § 263 a pn. 13; Tiedemann, Wirtschaftsstrafrecht BT, § 10 pn. 483.

[76] Tiedemann, Wirtschaftsstrafrecht BT, § 10 pn. 485; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 25; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 14; Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 10; Marberth-Kubicki, Computer- und Internetstrafrecht, B I pn. 61.

[77] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 14; krş. görüşte BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 28.

[78] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 14; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 32; Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 14.

[79] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 15; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 33; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 28; Tiedemann, Wirtschaftsstrafrecht BT, § 10 pn. 489; Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 151.

[80] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 15; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 33; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 19.

[81] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 30.

[82] BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 33; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 15; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 28; Tiedemann, Wirtschaftsstrafrecht BT, § 10 pn. 489; Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 151.

[83] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 16; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 37; Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 153.

[84] Tiedemann, Wirtschaftsstrafrecht BT, § 10 pn. 490; Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 19.

[85] BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 37; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 16; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 31.

[86] Lackner/Kühl, § 263 a, pn. 17; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 37, 39.

[87] BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 37; Lackner/Kühl, § 263 a, pn. 22.

[88] Lackner/Kühl, § 263 a, pn. 22; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 37.

[89] Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 156; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 41; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 36; Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 24; Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 23.

[90] BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 41.

[91] Wittig, Wirtschaftsstrafrecht, § 15 pn. 23; Hilgendorf/Frank/Valerius, Computer- und Internetstrafrecht, § 2 pn. 156; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 36; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 23; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 41.

[92] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 36.

[93] Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 21; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 41.

[94] BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 41.

[95] Achenbach/Ransiek-Heghmanns, Handbuch, § 6 1 pn. 203; MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 65; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 42; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 24; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 37; Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 27.

[96] Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 37; Lackner/Kühl, § 263 a, pn. 24.

[97] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 24.

[98] MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 65; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 39; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 24; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 42; Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 27.

[99] MK-Wohlers, StGB, § 263 a pn. 66; Lackner/Kühl, § 263 a pn. 25; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 45; Kindhäuser/Neumann/Paeffgen-Kindhäuser, StGB, § 263 a pn. 38; Schönke/Schröder-Cramer/Perron, StGB, § 263 a pn. 29; Achenbach/Ransiek-Heghmanns, Handbuch, § 6 1 pn. 203.

[100] Lackner/Kühl, § 263 a pn. 25; BeckOK-Valerius, StGB, § 263 a pn. 45.

[101]Marberth-Kubicki, Computer- und Internetstrafrecht, B I pn. 81, 82.

[102] Marberth-Kubicki, Computer- und Internetstrafrecht, B I pn. 81, 82.